“Her yolcu, kendi hikayesinin yazarıdır.
"Bu kampa katılmak, kaderinizi yeniden yazmak için bir fırsattır”
Uzaktan Eğitim
İleri Seviye
Bugün izlemeye başlayabilirsiniz
Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge herhangi bir şekilde izinsiz kopyalanamaz, üzerlerinde değişiklik yapılamaz, kiralanamaz, ödünç verilemez, iletilemez,kaydedilemez, indirilemez , yayınlanamaz, satılamaz veya herhangi bir kâr amacıyla dağıtılamaz. Her hakkı saklıdır.
YENİ - ONLINE BİLDİĞİNDEN ÖTE'YE | "Geçmişini Onurlandır"
KENDİN İLE TANIŞMAYA DAVETLİSİN !
Yıllardır tekrar eden olaylar mı yaşıyorsun?
Hayatında değişim istiyor ama nereden başlayacağını bilmiyor musun?
Seni sınırlayan inanç kalıplarını dönüştürmek için bir arayışta mısın?
Bu kamp, Ünal Güner’in rehberliğinde, hayatındaki kilitleri açmak ve ruhundaki gerçek potansiyeli ortaya çıkarmak için tasarlandı.
- 17 Şubat 2026 Salı sabah itibari ile 30 gün izlenebilecek
- 14-15 Şubat 2026 Tarihli Ankara Kampı Online kaydıdır.
Aslında her şey o kadar kolay ki... İnsan bunu kabul etmekte zorlanıyor önce…Kabul etmek, teslim olmakla başlıyor ve kolaylaşıyor…
Sanki uzun süre başka alemlerdeydim, tat bambaşka, yaşanan anlar gerçekten, lezzetli, şükür hali, mucize gibi, gözlerim doluyor, iyi ki orda olmayı seçti Semra parçanız. Sizlerle olmak, oradaki bütün parçalarıma teşekkür ediyorum. İyi ki Ünal Hocamı bulmuşum, o tevafuk Youtube videosu yıllar önce iyi ki denk gelmiş… Ne güzeldi. Şimdiki halim bambaşka güzel, kamp şifası devam ediyor, bir mutluluk, bir temizlik, daha da kendi merkezinde, daha adımlarına dikkat eden, daha sevgi dolu, daha anlayışlı, sanki bir rüya yaşandı…Ve uzun sürdü. Aklıma geldikçe huzur doluyor kalbim; göğsüm genişliyor, sevgim artıyor. İyi ki varsınız, Allah razı olsun. Kampta o ameliyattaki hocamın “Allah” demesi hala kulaklarımda… O ne güzel sesti; bütün vücudumu, sanki başka yerlerdeki Semra’yı toplayıp bir bütün hale getirdi. Hocama, bütün dostlara selamlar, sevgiler.. Sizi seviyorum..
Selam ve sevgilerimle, rabbim razı olsun inşallah sizden. İyi ki Ankara’da buluştuk, buluşan olduk. Faydası bizden bize olsun, Ünal Hocam emeğinize, yüreğinize sağlık. Şükürler olsun nasip edene, gönlümüzün sahibine…
Kelimeler kifayetsiz kalır bazı tatlarda… “İçeriye gel, daha içeri…daha içeri…Korkma ben yanındayım. Beni hisset. Ben her an kalbindeyim…Sen yeter ki beni an…” Halden hale geçerken onun aktarımıdır. Dedim ya kelimeler kifayetsiz. Sanki o sözler henüz keşfedilmemiş. Emeği geçen herkese hocamıza teşekkürler…
Bu kampta anladım ki Ben bildiğim kader değilim. Hatırladığım, hakikatim. Alan, cesaret ve yüzleşme için teşekkür ederim hocam.
"Bildiğinden Öte" Yeni bir çağa geçişin meşalesi tutuştu bu gönüllerde.... Candık; Cem olduk Elhamdülillah... Cem içinde Can…Can içinde Cem olanlara selam olsun.
Şükürler olsun bugüne kadar “mış” gibi yaptığım, kalan artık kökleri kazıdık ve bilgisini alarak teşekkürle bırakıp, yeniye yeni güzelliklere sevgiyle yer açtık… Arif’imin kalbim olduğu hatırlatıldı. Olanı kabul ve teslimiyet yolunda an be an ilerlemeye kolaylıkla, sağlıkla, cesaretle, burada olarak ve sorumluluk alarak devam…
Bildiğimi sandığım, geçmişte bıraktığım her şeyin aslında “mış” gibi yaptığımın gerçeği ile yüzleştiğim bir kamptı. Muhteşem bir hazırlık ve harika bir görsel şölen ile unutulmaz bir 2 gün. Bugünü seçtiğim için önce kendime, sonra canım hocam ve ekibine sonsuz şükranlar…
Tarifsiz güzelliklerle buluştuk… Canım hocam iyi ki varsın.
Şahane farkındalık dolu iyileşmeler yaşadık çok teşekkür ediyorum…
Ankara Kampı için başta Ünal Güner Hocam ve ailesi, fayda rehberleri, organizasyona katılan firma görevlileri, yazarlar, doktorlar, organizasyonda görevli tüm çalışanlara teşekkür ediyoruz. Sizin emeklerinizle harika iki gün geçirdik. Fayda aldık ve birbirimize fayda verdik. İyi ki Ankara da Bildiğinden Öte kampında buluştuk. Sağolun ve var olun. Sevgiler
Ankara Kampında fayda alabilenlerden oldum. Çok şükür. Emeğinize düşüncenize sağlık sevgili hocamız ve değerli ekibi…
Çalışma esnasında çok güzel haller yaşadım. Gerçekten tüm bedenimi ruhumu kalbimi alınırken gördüm. Ve Yaradana Koşulsuz teslim olup, onun yüce sevgisini, nasıl sarmaladığını gördüm…
Ünal hocamın aktardığı kıymetli bilgilerin, yaptığımız çalışmaların, her birinin içinde derinlerde mucize ve güzellik tohumları attığını öyle güçlü ve net hissettim ki... Her bir anına iyi ki... Müthiş bir organizasyondu. Tüm ekibin yüreğine, emeğine sağlık…
Geçmişi bırakabilmenin hafifliği içindeyim. An var. Huzur var. Kabul var.
Büyük fark edişti.. şükürler olsun
Her şeyiyle o kadar güzel düşünülmüş büyük bir organizasyondu ki, döndüğümden beri çevremdekilere anlatıyorum. Kolektife hizmet bundan güzel nasıl olur ki?
Ezberler bozulurken, yeniye atılan her bir tohum bizlere yeni bir oluşumun meyvesini sundu. Bu tatlar, bu lezzetler, bu fark edişler her birimize şifa olsun. İdrakler eğilirken, hâlin içinde hemhâl olanlarla yolculuk yapmak, yolun güzelliğini bir kez daha hatırlattı bizlere. Kendi içimize dönmeyi sağlayan bu fark edişlerimiz, tüm kâinatla birleşerek şifalarımızı akıtan olalım. Dünya güzelliklerle buluşsun, bizler güzellikleri yaşayan olalım, kıymetini bilen olalım. Ve bu yolculuğun her adımında, teşekkürle ve içtenlikle birbirimize ışık olalım. Allah sizden ve emeği geçen tüm ekibinizden razı olsun, sevgili hocam.
Kendimi bulduğum bildiğimden öte olduğunu öğrendiğim müthiş bir çalışmaydı.
Yaşadığım bu iki gün paha biçilemez. Daha önce de kamplara katıldım, bu kampın hem zamanlaması benim için bir dönüm noktasına denk geldi hem diğerlerinden çok farklıydı. İki günün sonunda değiştim, kalbimdeki sıkışıklık gitti, zatüre geçirmiştim yakın zamanda, öksürmeler bitti. Huzur geldi. Kafamın içindeki gürültü bitti, sesler sustu, endişeler, korkular bitti. Bedenimle temas etmek ne demek anladım, ruhumun bedenimle bağlantısı gerçekleşti. Kendi merkezimde olmanın tadını aldım. Bundan sonra kendi merkezimde, huzurla yaşamaya niyet ediyorum. Ünal hocama bana bunları yaşamamda aracı olduğu, bana rehberlik ettiği için teşekkür ediyorum. Allah razı olsun..
Merhabalar, kalbim sökülüp alındı. Bütün odacıkları tertemiz yıkandı. Pespembe bir kalp olarak yerine takıldı. Beyaz kartalın bana hediyesi kırmızı kalp oldu. Zaman olarak hatırlamıyorum (ne kadar ilgisi var bilmiyorum) kendimi maydanoz ayıklarken gördüm bir an. Maydanozlar çok taze değildi. İçinde sararmışlar vardı. Dünyamıza geldiğimizde kuzey kutbundan şelale şeklinde aşağılara doğru beyaz ışıklar aktı. Ankara’ya gelince yurdun her bir köşesine havai fişekler gibi rengarenk ışıklar yayıldı. Bitiminde kuş kadar hafiftim……… Birkaç saat sonrasında ise kollarımı kaldıramayacak kadar yorgun hissettim kendimi. Sabah uyandığımda ise damağım şişti. Başta Ünal Hoca olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim.. Her birimize şifa olsun. Yürekten sevgilerimle.
Kampa gelmeden önce geçmişte öfke ve kibrimi görmüştüm. Ve öfkemin nasıl fayda sağladığını görünce kalbim titredi. O an öfkemi kucaklamak istedim. onu pamuklara sarmak istedim. Olayları okuyordum görüyordum.(belki de zannediyordum) çünkü duyguda dönüştüremiyordum kabul edemiyordum. Bu kampta kalp ameliyatını duyunca hale geçirmenin, kabulün, imanın vakti geldi dedim. Emeklerim karşılık bulacaktı. Çünkü artık vakti gelmiş olmalıydı görmüştüm bazı şeyleri. Kampa annemle birlikte geldim. Kampın 1. Günü dayanamayacağım kadar öfke ve kibir çıktı içimden anneme karşı. Allah'ım sana sığınıyorum dedim defalarca yardım et dedim. Dayanılmazdı. Ve kamptan kaçmak geldi içimden. Ki siz ruhunun açlığını fark edene kana kana içilecek bir pinarsınız. Sizden kaçma hissini ilk kez yaşadım. 2. Gün meditasyonda hal yaşamadım. Sonra dönüş yolunda. Neden dedim. Ne güzel imanım artacaktı idraklenecektim. Doğru yolda olduğum bana bildirilecekti neden olmadı diye sordum. Bilgimi hale dönüştürecektim. Meditatif hal yaşamamam ruhu uzağa koymak demekti. Kamptan çıkarımımı düşündüm kamptan çıkarımım olayların içinde kaybolmaktan uzak olmak. Her an Hatırlamak. Hayatımıza entegre etmek ilahi düzenin varlığını ve yasalarını. Eve geldiğimde bir korku geldi içime ruhsal tarafın varlığını kabul edemiyordum böylesine her şeyin içinde olduğunu. kampta anlattıklarınızın hepsini ilk defa duymuş gibiydim. Dünya ve varlığımızla ilgili anlattıklarınız alıştığımı bırakmanın korkusunu getirdi. Sonra korkuyla beraber eğer hal yaşasaydım, Eve dönemezdim, normal hayatıma geri dönemezdim o zaman neye, nereye köklenirdim dedim. Köklenmediğim için ruhu uzağa koyuyordum. Köklenmeden dallarımı uzatamazdım. Tevafuk kitabınızdan bir sayfa açtım. Ruhu uzağa koymanın anlamını anlamamışım, bilmiyormuşum bu güne kadar. İkiyi bir etmemişim ki. Eve geldiğimde bu yüzden korktum. Eve dönemezdim hal yaşasaydım dememin sebebi onun her an benimle olduğunu idrake geçiremememmiş. Ruhun uzakta değil her an benimle olduğunu ona gitmek diye bir şey olmadığını o zaman dünyada da onunla olduğum bilgisini hatırladım. Ruhu uzağa koymak ne demek ilk kez fark ettim. Olayların içinde onun olduğunu her an burada olduğunu Kabul etmemek, bırakmamak maddeyi, bildiğimi. Ama ona gidebilmem içinde maddeden geçmem şartını. Onu bilsem durmaz giderdim. Öyleyse onu bilmenin hafifliği nedir ? Onu bilerek dünyada kalmanın hafifliği lezzeti nedir? Yumuşaklıkla güzelliklerle yaşatılsın akıtılsın. Ve tevafuk kitabiniz gibi kendime defter yapmıştım, bir süre emek vermiştim. Şimdi sizin bu kitabı bize hediye etmeniz ne güzel tevafuk. Şimdi bu kitap olayları okurken dostum olacak ve okudukça imanım arttıkça ruha adım atmamda bana yoldaş olacak. Talep edebiliyorsam buradan bir şey size eğer. Yazdığımı okuduğunuzda size akanı duymak. Sevgilerimle.
Merhabalar kamp öncesi otobüste önümde geçmiş bir ilişki gösterildi ve şu anki ruhsal planımın elini sıkı sıkı tuttum. Kamptan sonra eve gelince rüyamda eski bir kapı zemin kum ve anahtarı zemine sokup kitliyorum kapıyı ama diyorum zemin kum kitlenir mi ki kontrol ediyorum kapı kilitlenmiş Geçmişin kapısını faydasını alarak kapattığımı hissediyorum. İlk defa bir kampta meditasyonda uyumadım ve mehmet ali ışık, öznur şentürk arkadaşlarıma elmasları verdim, çok şükür
Bize ne kadar çok şeyi biriktirirsek o kadar zengin hissedeceğiniz öğretildi bu zamana kadar. Omzundaki ağırlıkları, kucağındaki yükleri, kalbindeki kırıkları bırak dendi bize bu kampta! Gözünün gördüğü kusurları kalbinin içindeki sevgiyle ört dendi. Yüreğinde kim var? Başkası dediğin kim? Sağın, solun, üstün, altın, her yanın Allah dendi, Allah'tan başka bir şey var mı ki, aşktan öteye yol var mı ki bak dendi. Bu kamp bildiğinden öte! Ne biliyorsan kapının önünde bırak ve gir içeriye, şifalan dendi. Geldik, girdik, işittik, gönle aldık, kabul ettik, aktarana, aracı olana, aşkla akana, aşkı anlatana şükürler olsun.
15 Şubat Bildiğinden Öte Çekildiğim beyaz güneş kütleden ziyade daha çok bir ulur yoğunluğu halindeydi. İçerisine merkeze doğru girdiğimde her oluşum havada yüzer pozisyondaydı. Alan geçişlerinde muazzam güzellikler oluşurken arkaya bakmasan oluşanların arkada kalması ile yok olma hali vardı anında düşündüğümü yaratmam gibi bir hal. Mağara içerisine girdiğimde kapı spiral döngülerle likit saydam bir boyut kapı gibi açıldı. Değerli taşlarla bu alandan çıkarken Şifahane kapısı tamamıyle bir boyut kapısı gibi beni görünce açıldı selamla girdim. Meditasyon söyleyince ya latif ya Vedud ya rahman ya rahim esmalarını okurken kendimi buldum. Şifahane de daha önce kristal‘e dönüştürülen kafatasımda tekrar şölensin mavi bir sıvıyla frekans temizliği yapıldı aynı uygulama bedenimde de devam etti. Kalbimin özellikle tamamıyle açılıp Şifalandırma sürecinde alanı Ünal hocamla birlikte RAdem ve OLdem de dahil oldu. Sonrasında gezegenin derinliğine gitme kısmında benim gittiğim yer sadece kalbimin derinlikleriydi bir ara ayağındakini çıkar dediğinde o bile şeffaf pırıl pırıl tertemiz dendi ve devam ettim her şey tamamıyla bir ışık renk harmonisi içerisindeyken bir de buna buram buram Gül kokusu eşlik etti. Şifahane’de dişi rehber göğsümü eliyle dokunurken eşzamanlı erkek rehber de sırtımın tam ortasına dokunarak hem şifa verdiler hem de bir şeyler okuyarak el verdiler ve aynı zamanda gözlerime sürme çekildi sağ gözümden katarakt gibi bir şey çıkarıldı. Görme duyum çok netleşip yenilendi. Meditasyonun başından sonuna üçüncü gözümün olduğu yer ateş ateş yandı hatta bir ara korkarak gerçekten yanıyor olabilirim mi diye dokunmak dahi istedim. Ara ara dünya boyutunda yaşanmış görseller geldi ve geçti ve selamlaştık.
@ Copyright reserved Beyribey Bilişim
Çeviri
