Aslolan Muhabbettir; Kendimizle!

Bugün birçoğumuz, karşıtlarımızdan besleniyoruz. Yani biz eğer herhangi bir duygunun, davranışın bir ucundaysak, o ucun iyice aşırısına gitmişsek, doğal denge prensibi gereği diğer uçları hayatımıza davet ederek bir beslenme sistemine giriyoruz. Mesela, kimisi aşırı titizdir. O kadar kendini kirli hisseder ki hayatına dağınık insanları çeker. Kimisi çok konuşur, hiç konuşmayan suskunları çeker. Kimisi çok kavgacı,…

Şikayet ve Acı Halinden Huzurla Buluşmaya

Hayatı olduğu gibi kabul edememe, değiştirmeye çalışma, “bak, yine benim dediğim gibi olmuyor” diye şikayetten beslenme durumları temelde, Yaradan’ın düzenini ve sistemini kabul etmemekten geçer. Eğer biz olanı olduğu gibi değil de kendi egomuzun, nefsimizin çıkarı ve isteği doğrultusunda yapmak üzere bir kontrol çabasındaysak, tabii ki bundan bir şikayet çıkarımı elde etmek isteriz. Şikayet ettikçe…

AMAN DİKKAT: GÜZELLİK BULAŞICIDIR!

Önlemlerinizi alın, bir salgın haline gelme tehlikesi var. Türkiye’de bir köy pazarında, insanların birbirine gülümseyerek sevgi dolu selamlaşma yolu ile başlayan durum kişiden kişiye hızlı bulaşı yoluyla yayılmakta. Bu hastalığa yakalanan kişiler doğadaki her yaratılmışın içindeki güzeli gördüklerini söylemekte. Her insanın güzel bir özelliği olduğunu iddia ederek, onlara şefkat ve merhamet hissederek, sevgi ile ruhlarını…

ZİHNİN KİMDEN YANA?

Zihnimizin kimden yana çalıştığını belirlememiz çok önemli. Neden mi? Çünkü zihin, bizim hayatımızı ve egomuzu kendi hayrımıza yönlendirmek üzere çok güzel bir plan, çok iyi bir enstrüman. Fakat sadece egomuzun kontrolünde, onun tarafına çalışıyorsa, manevi alemimizle olan bağlantımızı zayıflatabilecek önemli bir engel.   O halde tarafını nasıl belirleyeceğiz?   Zihniniz, çok aşırı dolu olduğu durumlarda,…

İNANÇ, İKNA ve İMAN

Bizler bir şeye inanabilmek için zihnimiz tarafından ikna edilmeye ihtiyaç duyarız. Ama her birimizin inançları zaman içerisinde değişmek ve yerlerine yeni bilgiler konulmak durumundadır. Kendimizle, hayatla, dünya ve birçok kavramla ilgili inanç kalıplarımız zaten kırılmaya ve değişmeye mahkumsa, inanç kavramını nasıl ele almalıyız? Her birimizin bir şeylere inanmaya ihtiyacı vardır. Bir ateist bir şeye inanmıyorum…

Savaşı Sen Mi Başlattın?

İnsanın yaradılış kodlarında hayatta kalmak, yaşamını sürdürmek ve üremek vardır. Bu alana yapılan müdahaleleri, realitesinin icaplarına göre aşmaya çalışır. Kimi zaman bir lokma ekmek için kimi zaman sevdiklerini ve alanını korumak, kimi zaman da varlıklarını konfora dönüştürmek için mücadele eder. Hayata ve kendine saygısı arttıkça, mücadele şekli kabadan inceye doğru gelişir. Hayatta kalabilmek için öldürme…

Ruhuna Akanın Dünyası Kolaylaşır

Her biriniz hayatınızı güzelleştirmek, iyileştirmek tatlandırmak ve lezzetlendirmek istiyorsunuz. Gerek para, madde ile ilgili konularda olsun gerek sosyal ilişkilerde olsun hayatınızın çeşitli alanlarında şifalandırmak istediğiniz konular var. Fakat maddeye, dünyaya odaklanıp sadece o alanın içerisindeki bir şeyi çözmek istediğinizde çoğu zaman bunları çözemediğinizi hatta ilerlemeyi bırakın gerileme hallerini gördünüz. Ya da sadece o fiziki gibi…

Gelecekte Neler Oldu

Her canlının bir yolu bir çizgisi olduğu gibi, tabi ki dünyanın ve dünya üzerindeki her bir bölgenin, bir canı dolayısıyla da bir kaderi ve bir çizgisi var. Buraya doğmuş olan biz insanlar, öncelikle bu coğrafyanın kaderine tabiyiz. Küresel bir zaman var ki, her şeyin olmuş ve bitmişliğini bize gösteriyor. Mutlak durumlar varmış gibi… Bu aslında…

Cezalandırıcı Allah İnancı

Bizler şu an da dahil olmak üzere, potansiyelimizin içinde cezalandırıcı Allah inancı olduğu için bu inancın baskın olduğu coğrafyada dünyaya geldik. Yetiştiğimiz coğrafya, anlayış, inanç ve kültürler açısından burada dünyaya gelmiş tüm insanlarda ortak olan bu inananışın hepimiz üzerinde çok önemli bir tekamül etkisi var. Bu halden  özgürleşebilmek, dünya hayatını cennete çevirebilmenin çok önemli bir…

O An “Sevmek” Başlar

Çocukluğunuzda ailenizden bazı talepleriniz vardı. Bunlar; ilgi, dokunuş yiyecek ve en önemlisi sevgi talebiydi. Eğer seviliyorsanız onaylandığınızı; sevilmediğinizi hissediyorsanız ise onaylanmadığınızı düşünüyordunuz. Ya da anneniz, babanız, aile üyeleriniz sevgisini sizden daha çok başkasına gösteriyorsa, bu anne ve babanın birbirine gösterdiği sevgi de olabilir, belki de kendinizi bir sevgi eksikliğine maruz kalmış hissettiniz. Bu hissiyat da…